biHaller

biLog

biHaller blog Cengizhan adlı bir manyağın kişisel hödösüdür.bu kişisel hödödeki her yazı ona aittir.solda yardımcı menüleri , yukarıda ana menüleri barındırır.ayrıca anasayfada son sekiz başlığı görmek mümkündür.her entry'nin altında beğeni ölçen kutucuklar vardır.izleyiciler kısmı en aşağıdadır.biHaller kişisel bi blogtur.ama bi o kadarda dost canlısıdır.yazar klişelerle kafayı bozmuştur , garantisi geçtiği için tamiri söz konusu değildir.
ayrıca ünlü biri şöyle demiştir;"uzun yazıdan korkma"not:ünlü kalma dönemi ajdar'ınkinden kısadır.

biBulut

Blogumulus by Roy Tanck and Amanda Fazani
etiket:

kitleye değil kişiye hitap etmek !

sınırları zorlayan bu aşkı başlatanda bitirende benim aslında.pekala "bu aşk" nedir ?

bi blog yazımda yazdığım , bi kaç şarkı sözüme giren şey ... sadece ona yazdığım şeyler .. ama aslında kitle için yaptığım bişey ..(bu kısa paragraftan şiir olur)

yani bu yapmaya çalıştığım şeyi düpedüz kullanmak aslında ! peki bi kaç kişi okuyup/dinleyip "oolum nabıyosun la sen!" diye uyarmasaydı ben hala devam edecek miydim ? gerçekten muallakta bi durum bu.

herkes yaşadığı aşkı , olayı falan yazınca olurken ben yazdığımda olmuyor .. anlaşılıyor hemen .. çünkü benim kadar manyak olan bi sevdicek(?) yok.insanlar okuyunca yada dinleyince "ulan bu ne diyo ki ?" falan oluyorlar.

çünkü intihar etmekle , intihar sayarak sigaraya abanmak arasında çok fark var.işte durum bundan kaynaklanıyor ..

ve aslında o kadar paranoyak bi durum ki anlattıklarım içinde sildim kelimesi geçen bir cümleye "silersem ben ölüyüm" gibi bi durum senaryosuda ekleyebiliyorum.

sanırım dört-beş sene bi şeye kafayı takarsan çok şey öğreniyorsun.geçen gün defter tarzı bi şey buldum .. bi sayfaya "sanırım bu karıdan ayrılıcam lan.çünkü diğerini unutamıyom" tarzı bi şey yazmışım.harbi manyağım lan ben.gerçekten ..

sonuç cümlesi hazır .. bitti... ama biterse intihar ederim lan ! .. yok şakaydı bu .. geçti o günler artık(bi - iki hafta) .. sadece hatıra ..

esen kal okuyucu..
der ki yazıda şuur arama.

etiket: , ,

Geçmişe bakıp , geleceği s*kmek ?

bu gün geçmişe baktım.neden dersen okuyucu , "gelecekten umudum kalmadı" tribine girip kafa şişirmekten başka bi şey yapmam.eskiden ne deli yazıyormuşum .. okudukça şaşırıyorum.uzun aralıklarla yazı yazar oldum artık bu ihtiyar bloguma.zaten neredeyse bir sene oldu blogu açalı.domain adının süresi bitecek ama ben hala popüler bir blogger olamadım.nedense bunun için çabamda yok...

"bunun için çabamda yok" dedim ama bu tam bi palavra.kuyruklu yalanın daniskası.

uykusuz dergisindeki ersin karabulut'a ulaşmaya çalıştım.belki 1098334 tane fake facebook hesabına "eğer gerçeksen" konulu mesajlar gönderdim.uykusuz dergisinin blogundan ulaşmaya çalıştım..."abi böyle böyle bir blogum var , on numara yazıyorum Allah aşkına köşene not düş .. ünlü olayım." yazdım .. artık ya ulaşamadım ya beni sallamadı bilmiyorum.ama emin olun bu işin peşini bırakmadım okuyucu.

mizah olmazsa , teknoloji olur .. yazılı ve görüntülü her türlü yayına ulaşmaya and içtim okuyucu.ama günde 2 kişinin okuduğu blog daha zevkli bence.ünlü olmaya gerek yok.

bu arada o 2 kişiyi gerçekten merak etmeye başladım ?
der ki yazıda şuur arama.

etiket:

sitelerin gel çağrısı

Adult ve Mp3 de Bir Numarayız Sizlere Sunduğumuz 2010 Adult ve Mp3 leri Sizlere Sunduk Sitemizden dilediğiniz Gibi İndirin Veya İzleyin...Bütün Proğramlar , Bütün Dvixler Ve Birçok Flimler Sizlere Sunduk.‏..

bu gün böyle bir mail aldım.evet bu bir internet sitesi spam'i.haliyle bende bu siteye üyeyim.yanlız o anda nasıl bir psikoloji hakimdi bu koca kafamda bilemiyorum.anlamadığım bu siteler neden bu kadar küçülüyor.neden kullanıcılara sürekli " bizi unuttun mu" , "biz seni özledik" gibi mailler atıyorlar.

üç - dört aydır sitene uğramayan bu işe yaramaz ve pis insanı neden hala kabul ediyorsun ey site ... neden "geell ne olursan ol geel" tribine girip mevlana gibi buyur ediyorsun herkesi.adult paylaşımda birinci olup , bu hareketleri yapmak yakışıyor mu hiç senin gibi özel bir siteye.

hadi sen kabul ettin , büyüklük bende kalsın dedin çağırıyorsun peki o terbiyesiz insan kabul edecek mi bu teklifini ? "koptum geliyom aga" mı diyecek.arabayı bırakıp uçaklamı gelecek yanına , seni kucaklayacak mı ? bu nazik teklifine insan gibi mi karşılık verecek ? sen hiç bunları düşünme ama site.senin gururun yok zaten.daha ne kadar hor görüleceksin hiti düşük site.daha ne kadar maskara olacaksın milyonlarca üyesi olan bu sitelere.

herşeyi geçtim senin neren adultta birinci be site.senin heryerin adult olsa ne olur.neden playboy'un türkiye bayiisi gibi davranıyorsun.neden frençayzink olayına koşuyorsun ey site.
der ki yazıda şuur arama.

etiket: , ,

uykuda görülen misalî âlem




başlığın kısa tanımı "rüya".görmek için kimi zaman uyumanız gerekmez.ama gerçekleşmesine imkan vermediğiniz bir rüyayı yanlızca uyuduğunuzda görürsünüz.size bahsedeceğim şey ise belkide basit bi şekilde kaba etin açıkta kalmasından ibaret.


başta cast giren aksiyon filmleri tadında başlıyor rüya.kaçırılıyoruz.örgüt mü , mafyamı bu konuda hiç bir fikrim yok.rüyayı yazmaya değer kılacak tek şey o anda yanımda olmasını istediğim kişinin rüyaya dahil olması.

ağlayan ve bağıran hiç kimse yok.elimiz kolumuzda bağlı değil.yanlızca bizi kaçıran bi takım adamlar var.etrafımızdaki adamlar eski türk filmlerindeki zincirli mobilet çetesi gibi dönüp duruyorlar başımızda.ama ben esas oğlan olmama rağmen esas kızın kırmızı ojeli eline sarılmış , dizlerine yatmış ve gözlerimi kapatmışım."heeeyyt bıre yezitler" diye bağırarak sevdiceğini savunan kara murat'tan , dünyayı kutaran adam'dan eser yok.un çuvalı gibi kendimi salmışım ve yanlızca şevkat bekliyorum.

bu tasfir maksimum yedi saniyelik bi rüya için çok kısa yada abartılı olabilir.ama ne olursa olsun bitmemeliydi. uyandığımda gözlerimi açıp hemen tekrar kapattım.devamı gelmedi.antenle oynayan türk babası gibi antenle oynadım.yine devam etmedi."gördüğü rüyaya devam etmek için gözlerini tekrar kapatan adam" adında şahsıma özel ekşi sözlük başlığı açılsada uyandığım andaki pişmanlığım geçmezdi.

evet o gece(!) kalktığımda yatmadan önce içtiğim karlsberk için pişmandım.büyük ölçüde huzurlu , tutkulu , şehvet dolu , kısmen üç maymun sıkıntısında geçen bu "misali alem"e sidik torbamdaki bira yüzünden veda etmiştim.

bir filmi bitirmiştim.diğer filmlere göz atıp geriye doğru sardım.yatağa işediğim günleri özlemle andım.sonunda dayakta yesem o rüya kesilmemiş olacaktı."yinee mii yaptın yatağa ! yakacam bak çükünü çocuk !" sözlerini duyaydımda uyanmayaydım.

yazık ki olan olmuş ve ben esas kızdan real bir sebepten dolayı ayrılmıştım.real dünyadaki real kadran bilgisayara çevrilmişti ve karanlık odadaki masa lambası ışığı ve dumanı tüten sigara fonu eşliğinde resimleri inceledim.resimlere baktıkça yakın anılar canlandı gözümde."keşke" dedim."keşke şeytan işidir" sözü duyuldu birden."oolum zekeriya beyaz ne ara sızdı lan eve" dedim bende.

duygu , dostluk , aşk , paylaşmak , sevmek ve düşler eşliğinde gün doğmuştu.uyumuşum...

der ki yazıda şuur arama.

etiket: ,

kitaplar lar lar ...




uyanıyor , saate bakıyor ve geç kaldığını anlıyor.
hışımla yataktan atlıyor , banyoya koşup boşaltıma geçiyor bu sırada beş saniye kadar aynada yüzünü görüyor.hala ayılamadığı için mantıklı düşünemiyor ve sadece evden çıkmayı hayal ediyor.hızla hazırlanıyor ve evden çıkıyor.buluşma yeri bir cafe , genç yaşlı demeden insanlar deli gibi konuşuyorlar.sanki tüm insanlar bi yıl boyunca bu günü organize etmişler.bu günün adı "çay söyleyip beş saatte içme ve bu süre içinde deli gibi konuşma günü." aklından bunlar geçerken birden onu görüyor.kız ona el sallıyor.oda kıza el sallıyor.bu refleksten doğan hareketi neden yaptığını masaya ulaşana kadar düşünüyor.masaya oturuyor ve kızın yüzüne bakıyor.kız "yeni mi uyandın" diyor.sakin ve çatallı ses tonuyla "evet" diyor...

çok kitap okuduğum söylenemez.aslında kitap benim için kapaktan ibaret.yani ambalaj fetişistiyim herhalde.bilmiyorum.bu güne kadar bitirdiğim kitap sayısı azdır.ama nedense odamın durumu kütüphaneden farksız.belkide meslek olarak bilinç altımda "kitapçılık" kodludur.


kitapların satıldığı bi reyon görsem hemen koşarım oraya.kapağını beğenmediğim kitabı elime almam.beğendim bi tanesini ortadan bi yerden açarım buna göre beğenir alırım.ama eve gelince o kitap dünyanın en kötü kitabı gelir bana.maksimum yüzüncü sayfadan sonra koyulur raflardan birine.

psikolojide yorumum olduğunu düşünmüyorum.eğer varsa tahminen klişe ilaç isimlerinden verip yollar beni.

şu sıralar bi kitabı bitirme aşamasındayım "kendimi durduracak değilim - fırat budacı" tahminen gazete bayiilerinde bulabilirsiniz.uykusuz kitaplarından biri.

yazı tarzı genel olarak bir paragraf üzerine ve son cümleyle ilk paragrafı bağlayarak bitiriyor.okumak eğlenceli , yazdıkları düşündürücü.

bu kitabı buluştuğum bir yere giderken tesadüfen aldım.buluşma yerine gittim masaya oturdum.o "yeni mi uyandın" dedi bende " evet" dedim.
der ki yazıda şuur arama.

etiket: , ,

geri mi döndüm ne ?

efenim dört-beş aydır neredeydin hayırsız diyenleriniz için yazıyorum.ki popüler kültüre kurban edemedim blogumu henüz."ulen nasılsa çok kişi takip etmiyordur." diye bende saldım , kendimi işe verdim güce verdim.yoğun bi çalışma temposuyla emelime ulaştım değerli okuyucu.ağlamak istiyorum yanlız yaptığım şeyin özeti "çalışıp motosiklet almak." olduğu için boşuna göz pınarlarımı kurutmakta istemiyorum.

karmakarışık olan kafam şu son günlerde durulma noktasında.şayet müşteri akını bi anda kesildiği için çabuk dinlenmeye başladım.

yanlız bir önceki yazımıda okuduysanız insanın kafası hakikaten karışıyor.bu yazda güzel anılarım oldu müşterilerle.uyuzlarda vardı , iyi niyetlilerde , işgüzarlarda vardı , salaklarda...

kısacası insanoğluyla muhattap oldum bütün yaz.insandan tiksindim yemin ediyorum.

bu ilginç ve bitkinç anılarımı bütün bir kışa yaymayacağım korkmayın yakında aranızda hepsi.esen kal okuyucum .. esen kal ...
der ki yazıda şuur arama.

etiket:

of be of

büyük bi motosiklet tutkusunun akabinde kapitalizme açtığım savaşta çalışmak adı altında yürüttüğüm eylem hala devam ediyor.(cümle sağlam oldu behh)bu yüzdendir ki uzun zamandır bloguma vakit ayırıp iki satır bişey yazamıyorum.yaz sezonuyla birlikte "dizilere ayak uydurdum" diye palavralar atsam okuyucu inanır mı ? "inanmaz ama dimi"

geçenlerde babamın gençlik anılarını dinledim.herifin birini fena halde dövmüş.herifin yüzünde vurduğu aletin(palaska(yuh)) izi kalmış.yıllar sonra bi kahvede karşılaşmış.utandığını söyledi.

ülkü ocakları eğitim , kültür ve sanat masası açtık.başkanıda ben oldum.el birliği ile "kıro , faşist vb." ön yargıları aşacağımızı düşünüyorum. imza : vans giyen ülkücü

mayınlı arazilerdeki mayınların fabrikaları yanlı basına girsin.

münevver karabulut cinayeti aydınlansın artık harbi garip olmaya başladım , bi denyoyu bulamadık hala !

28 mayısta koalanın haziran sayısını okuyup bitiren bi ben miyim lan ?

laf ebeleri programına angelina jolie çıksın yemin ediyorum "KİBARİYE" çıktı zannederiz.programa katılan her ünlü belli ki zorla katılmış.

esen kal okuyucu.
der ki yazıda şuur arama.

etiket: ,

iş - güç




son günlerde kendimi işe güce verdim.binbir türlü insan görüyorum her gün.hepsi birbirinden deli , çılgın , abuk bi yığın insan.ama süper kızlarda görüyorum , yaşlı teyzelerde var.her saniye son nefesini verecekmiş gibi gözüken ama her gün gelip "5 bira koy bakıyım" diyen amcalarda var.şort giyende var , kot giyende var.Osmanlı bıyığı olanlarda var tayyip bıyığı olanlarda.veresiye isteyen bi sürü kişi var.ayık gezmeyende var , içki içmeyende.

derdi olmayan yok , her gün başka bir dertle geliyorlar.hep karamsar sohbetler.iyi tek bi laf yok.ülkenin nereye geldiğini , nereye gideceğini tahlil eden bi sürü amca.komşusuyla kavga eden bi sürü teyze , manitasıyla gelen bi sürü eleman var.

insanımız saygılı ama , boyacısıda , öğretmenide , emekliside , çöpçüsüde , kuyumcusuda , butikçiside "alabilir miyim ? , verirmisiniz ?" şeklinde konuşuyor.

emekliler genel olarak beş kuruş da olsa para üstü bekliyor , gençler beş kuruş yada on kuruş yerine sakız alıyor.ama gençler düşünmüyor ki "yarın gaste alırım bozuk para olsun yahu" diye.

kimisi beş tl ödemek için için yüz tl veriyor , kimisi on beş tl için bozuk para.

öğretmenler genel olarak cumhuriyet okuyor.sözcü okuyanların çoğu hükümete tepkili.

"basının iyisi kötüsü olmaz alayı aynıdır" desemde dinlemiyorlar."biz alışmışız evlat" diyorlar.

ulen dikkat ettimde koskoca markette hep gazete ve sigara alma muhabbetleri dikkatimi çekmiş.esen kal okuyucu.
der ki yazıda şuur arama.

biBakanlar